Mart 2010 ayına ait yazılar

RPG Delisi Ebeveynler

RPG oynayanların az çok aşina olduğu bir şeyin günlük hayata uyarlaması.

Ekşi İtiraf

geçen hafta patronla yaptığımız 45 dakikalık bir görüşmeden sonra göğsümde garip sızı başlamıştı.yutkunmakla geçmeyen kocaman bir düğüm boğazıma gelip oturmuştu.
o gün patron durduk yerde beni odasına çağırınca işkillendim.kıl adamdır benim patron.sinsidir, sinamekidir, entrikaların en alasını çevirir.*
yaşlı kurt havadan sudan konuşarak asıl mevzu için girizgah yaparken, benim kafamdan şunlar geçiyordu.
“bayram değil seyran değil lavuk beni neden odasına çağırdı.kesin bi bokluk var ama dur bakalım”

yarım saat boyunca iç bunaltıcı sohbetine ve götümle bile gülmeyeceğim tuhaf esprilerine maruz kaldıktan sonra, çıkardı dilinin altındaki baklayı;

“coolier yönetim kurulu olarak aldığımız karar neticesinde, x hanımla artık çalışmayı düşünmüyoruz.aynı departmanda çalıştığın ve yakın arkadaşın olduğu için durumu önce sana aktarmak istedik.x hanımın yerine başka bir personel almayı düşünmüyoruz.kabul edersen tüm işleri sen devralacaksın.maaşında da iyi derecede bir artış öngörüyoruz.ne diyorsun?”

afallamıştım.reddetsem ben de işimden olabilirdim. zaten son zamanlarda iyice açılmıştım, kabul etmeme gibi bir lüksüm yoktu.ama bunca zaman birlikte çalıştığım arkadaşımın işine son veriliyordu.hem de geçen ay krediyle yeni bir araba satın almışken.kredi taksitlerini nasıl ödeyecekti? ne kadar işsiz kalacaktı? evlilik planları suya mı düşecekti? off amına koyayım şu iş dünyası ne kadar acımasızdı!

ay ortasına kadar kendisine bir şey söylemememi, herşeyi rutin akışına bırakmamı, kritik müşteriyle ilgili tüm detayları öğrenmemi istedi.ayın onbeşi demek daha on gün var demekti.on gün boyunca yüzyüze bakmak, arkadaşıma hiç birşey söylememek ve bu süre zarfında onun kuyusunu kazmak demekti.

on günlük süre dün akşam doldu ve arkadaşımın işine son verildi. benden istenilen herşeyi harfiyen uygulamış kimseye de tek kelime söylememiştim. benim dışında herkes şaşkındı.herkesin yüzünden düşen bin parçaydı.biz teselli etmeye çalıştıkça o sessiz sessiz ağlıyordu. çekmecelerini boşaltırken gözgöze geldik. hıçkırarak boynuma sarıldı “ben şimdi ne yapacağım coolier, bunca borcu nasıl ödeyeceğim” dedi. sustum. sarılıp teselli bile edemedim. kazık gibi dikildim karşısında. “sıkma canını.sana iş mi yok” gibi sikindirik laflar ederek sığ sularda gezinen vicdanımı susturmaya çabaladım.

bugün daha iyiyim. en azından artık kendime itiraf edebiliyorum.
“ben, işini kaybetme korkusuyla arkadaşını bir çırpıda harcayabilen korkak bir adamım. ben, maaşına yapılacak okkalı bir zam karşısında gözlerinde “$” işareti beliren paragöz bir adamım. ben, kapitalist düzenin esiri olmuş zavallı bir adamım”

(coolier, 17.03.2010 00:02 ~ 00:11)

Kaynak: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=18498188

“Ferrari’sini Satan Bilge”ye güzel bir gönderme içeren, zekice hazırlanmış bir reklam.

Yine Bir Chatroulette Vakası

Chatroulette’te Komik Kaynaşma

Not: Chatroulette, rastgele bir kişi bulup onunla sohbet edebilmenizi sağlayan bir sitedir.